1 Aralık 2017 Cuma

DARBE SONRASI YENİ YATIRIM TEŞVİKLERİ ve EKONOMİ

15 Temmuz gecesi darbe teşebbüsünün millet tarafından önlenmesi sonucu Türk demokrasisi batı standartlarının üzerine çıkmış bulunmaktadır. Türk tarihinde bir ilk olan bu demokrasi zaferi tüm dünya ülkelerine örnek olacaktır. Ülkemizi Mısır, Libya ve Suriye yapmak isteyen zihniyet, bu ayaklanmada başarılı olamamış, Cumhurbaşkanımızı ortadan kaldırarak ülkeye ders vermeye çalışan üst akıl ve işbirlikçileri hüsrana uğramışlardır. İç savaş çıkarmaya yönelik darbe ile gelebilecek kaos ve kriz bazı kişilerin ve ülkelerin kursağında kalmış bulunmaktadır.


Ülkemiz 2002 yılından bu yana tek parti iktidarı sayesinde 15 senelik sürede ekonomi de alt yapı yatırımları başta olmak üzere çağ atlamış bulunmaktadır. Geçmiş dönemlerde Avrupa ve Amerika kıtalarına seyahat yapan Türk insanı gittikleri ülkelerdeki metroları, altyapıları iç çekerek görmekte idi. Bu insanlar acaba bizim ülkemiz bu standartları ne zaman yakalayacak, çocuklarımız ve torunlarımız bu altyapıda yaşayabilecekler mi diye kendi kendilerine sormakta idiler. Türkiye otoyollar, hızlı trenler, metrolar, köprüler, İstanbul boğazının altından geçen tüp geçitler ile donatılmış, dış ticaret hacmi 80 milyar dolarlardan 400 milyar dolarlara, kişi başı milli geliri 2500 dolardan 11 bin dolara çıkmış bir ülke haline gelmiştir. Bu başarıyı tek parti iktidarı ve Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumu sağlamıştır.

Yeni dönemde Ekonomi Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın yapmakta olduğu yeni teşvik düzenlemesinin ana başlıklarını geçtiğimiz günlerde Başbakanımız Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde açıklamış bulunmaktadır. Yeni teşvik çalışmalarında girişimcilerin karşılaştığı bürokratik işlemlerin azaltılması yanında Torba yasa ile çıkarılan vergi ve sigorta primlerinin yeniden yapılandırılmasına dönük af düzenlemesi önemli rol oynayacaktır. Bu çerçevede Başbakanımızın deyimi ile “Maliye Bakanlığı ver elini diyen değil al elimi diyen bir konuma” geçirilmiştir.

Yeni teşvik sisteminde vergi indirimleri enflasyon karşısında yeniden değerleme ile korunmaya çalışılmaktadır. Orta ve ileri teknoloji yatırımlarına teşvik miktarının artacağı yönünde bir çalışma bulunmaktadır. Yüksek teknolojide bölge farkı gözetilmeksizin en yüksek teşvik araçlarının kullanılacağı ortaya çıkmaktadır. Mevcut tesislerin modernize edilmesi ve iyileştirilmesi halinde bu yatırımların teşvik edileceği belirtilmektedir.

Özellikle ihracatın artırılması yönünde navlun desteği üretim maliyetlerini aşağıya çekecek, ihracatçımızın rekabet şansı artırılmış olacaktır. İhracatçının üretim tesislerinde teknolojik yatırım yapması halinde ilave teşvik verileceği ortaya konmaktadır. Yeni bir destek unsuru olarak sektör bazında orman ürünlerindeki fonların kaldırılması inşaat ve mobilya sektörünü teşvik edecek unsur olarak değerlendirilmektedir.

Bilindiği üzere 1967 yılından beri kurumsallaşmış olan teşvik sistemimize yeni bir unsur ilave edilmektedir. Bu yeni unsur Terörün ortadan kaldırılması yönünde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizin bazı vilayetlerinde hammaddesi ve pazarı olan sektörlerde devletin yeni fabrikalar yaparak özel sektöre devretmesi yönündedir. Buradaki amaç bu bölgelere gitmek istemeyen girişimcilerimize bu yatırımların bedelsiz devri ve istihdam sağlanması ile komşularımıza ihracat yapma yönündedir. Bu yeni olgu bölgesel kalkınmada farklılıkları gidermeye dönük olduğu gibi, ekonominin bu yörelerde canlandırılması ve terörü önlemeye dönüktür.

Teşvik unsurları gümrük muafiyeti, KDV istisna ve iadesi, Kurumlar Vergisi istisna ve indirimi, sigorta işveren prim desteği, yatırımlara arazi desteği, hibe desteği, enerji desteği, nitelikli personel istihdamı desteği, sermaye katkısını kapsamaktadır.

Doğu ve Güneydoğu illerine devletin gerçekleştirerek girişimcilere tahsis edeceği tesislerin üretimlerini kamu alım imkanı ile garanti altına alacak bir yapı teşvik sistemimize monte edilmektedir. Bu yörelerde sağlanacak istihdam ve üretimin devamlılığı bu şekilde sağlanmış olacaktır.

Kısaca yeni teşvik sisteminde teknolojik yatırımlar, ihracatçılarımız için navlun desteği, inşaat sektörünü ve mobilya sektörünü destekleyecek orman ürünlerinden alınan fon muafiyeti, Doğu ve Güneydoğu illerimizde devletin yaparak özel girişimciye tahsis edeceği yatırımlar ve bu yatırımların üretimine devletin alım garantisi en önemli göze çarpan özelliklerdir.

Türkiye ekonomisi 2023 yılında 1 trilyon dolar dış ticaret hacmi ve kişi başına 25 bin dolar milli gelir hedeflerine bu necip milletin çalışması ve istikrarlı hükümet ile ulaşabilecektir.


       01/09/2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder