ÖNGÖRÜLEN SAADET ZİNCİRİ BALONU PATLAMASI
BİTCOİN SANAL PARA MI KUMAR MI?
Bitcoin Japon girişimcisi
Satoski Nakamoto tarafından 2009 yılında sanal kıta da kurulmuştur. Sanal
dünyada kurulmuş olması dolayısıyla bitcoin’e finans dünyasında sanal para ismi
de verilmektedir. Yasalar desteklemediği
ve kaynağı da belli olmadığı için büyük bir kesimde bitcoin’i kripto para
olarak da isimlendirmektedir. Bitcoin’nin hükümetler ile bağı bulunmamakta, otoritelerden geri talep edilmesi söz konusu olmamakta, kaynağı belli
olmadığı ve 7 kıtanın hiçbir yerinde ikametgahı olmadığı için herhangi bir
vergiye muhatap olmamakta , yasal dayanağı olmadığı için uluslararası suç
örgütleri (silah ticareti, uyuşturucu)tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır.
Ödeme aracı olarak
kullanılan madeni para, batı Anadolu da devlet kurmuş Lidyalılar tarafından maddenin
kalıplanarak basılması ile piyasaya sokulmuştur. Bilindiği gibi Lidya devleti
M.Ö. VII. Yüzyılda Salihli-Manisa arasında kurulmuştur. Lidya kralı Gigges 687 yılında
ilk parayı basan devlet reisidir.
Para tarihi gelişimi
sürecinde sikke olarak basılan maden ile birlikte kağıt üzerine de
devletler tarafından basılmış ve devlet güvencesi ile piyasaya sürülmüştür.
18. yüzyıldan itibaren
finansal krizlerin baş aktörü para olmuştur. Parayı temel alan finansal
piyasaların gelişmesinde bankaların rolü büyüktür. ABD ve Avrupa kıtasındaki
finansal krizlerin önlenmesi için bankaların güvencesi birincil olarak Merkez
Bankaları ve ikincil olarak hükümetlerdir. Tüm ülkelerde para basımı ve
piyasaya çıkarma yetkisi
hükümetler tarafından Merkez Bankalarına verilmiş
bulunmaktadır. Amerikan dolarının arkasında FED (Amerikan Merkez
Bankası), Euro’nun arkasında Avrupa Merkez Bankası (Merkezi Brüksel ve
Frankfurt’ta) bulunmaktadır. Merkez Bankaları tarafından piyasaya sürülen
paraların rezerv miktarları ve piyasadaki dolaşan para miktarı da bu kurumlar
ve hükümetlerin hazine
birimleri tarafından kontrol
edilmekte, bu bilgiler merkez bankalarının finansal
tablolarında açıklanmaktadır.
İnsanların para olarak
kullandığı ister metal, ister kağıt cinsinden ödeme araçlarına itibar ve güven,
bu nesneleri piyasaya süren ülkelerin ekonomik
güçleri ve kalkınmışlıkları ile paralel gitmektedir. Amerikan doları
kullanan kişiler bu ülkenin ekonomik
ve siyasi performansına güvenerek işlem yapmaktadır. Euro kullanan ve yatırım yapan kişiler Avrupa Birliği’nin ekonomik
ve siyasi gücüne güvenerek pozisyon
almaktadırlar.
Amerikan Merkez Bankası
(FED) bitcoin’i spekülasyon faaliyeti olarak adlandırmaktadır. Bitcoin hakkında
ekonomi dünyasında konuşulanlar ise şunlardır. Dijital para olan bitcoin, ne
madeni ne de kağıt paradır. Merkez Bankaları tarafından basılmamakta, arkasında
herhangi bir hükümet bulunmamaktadır. İnternet ağı üzerinden işlem gören
ve İngilizce blockchain olarak adlandırılan bu kripto
para piyasaya sürüldüğü tarihte 0.0001 $ olarak
işlem görmeye başlamıştır. 2010 başında 0.07 $, 2011 yılında 15 $, 2012’de 7 $, 2017 yılı başında 1000 $ ve 2017 yılı Kasım ayında
10.000 $ görmüş
bulunmaktadır. 2010 yılı içerisinde ortalama
bir dolar olan Bitcoin bugün
10.000 $ seviyesine çıkmış 7 yıllık sürede 10.000
kat değer kazanmıştır.
Bitcoin’i elektronik ortamda piyasaya süren Satoshi Nakamoto
21 milyon adet kripto paranın
rezerv miktarını tespit etmiş
ve ilk yıldan itibaren bilgisayar üzerinden kullanıcılarına arz etmeye
başlamıştır. Şu anda piyasada dolaşan bitcoin miktarı 16 milyon civarındadır.
Her bitcoin 10.000 $ olduğu varsayımı ile 160 milyar $ civarında bir rakam
kişiler arasında alınıp
satılmaktadır.
Bitcoin, spekülatif faaliyet olması nedeni
ile Çin ve Rusya tarafından yasaklanmış, birçok ülke tarafından da yasaklanmaktadır. Ülkemizde
sermaye piyasalarını düzenleyen kurum olan Sermaye
Piyasası Kurulu 27 Kasım
2017 tarihinde yerinde bir karar alarak ülkemizde faaliyet gösteren aracı
kurumlara Bitcoin’nin türev araçlarına dayanak teşkil edecek sanal para yerine
geçemeyeceğini bildirmiştir. Hisse Senedi, Tahvil,
Fon, türev ve swot işlemleri yapan batı ülkelerinin borsalarında da bitcoin para yerine geçmemektedir.
Ülkemizde 1960’lı yıllarda Tasarruf bonolarının alınıp satılması,
1982 yılındaki Banker olayları, 28 şubat sürecindeki başta İmar Bankası
olmak üzere 20 bankada yapılan
yolsuzluk süreçlerindeki facialar
T.C. Merkez Bankası ve Hazine güvenceleri ile atlatılmıştır. Türkiye
bu finansal krizleri vergi ödeyen kesimin fedakarlıkları sonucunda ekonomimiz büyük yara almamıştır.
Saadet zinciri olarak da değerlendirdiğimiz Bitcoin
kumardan başka bir şey değildir.
Bu kumarın patlak vermesi ile uluslararası arenada
sanal işlem yapan
kişilerin finansal yatırımlarının çöpe gideceği açıktır.
Dünyadaki gerçek paraların güvence
sistemi ülkelerin merkez bankaları ve hükümetleri, uluslararası güvencesi ise IMF’dir. Uluslararası Para Fonu, 1946 yılından bu
yana kendisine üye ülkelere krizlerden çıkış ve finansal destek sağlamakta, piyasalardaki patlayan balonların etkisi azaltılmaya çalışmaktadır.
2009 yılında 0.0001 $ olarak
piyasaya sürülmüş olan Bitcoin kumarbazlar tarafından bugün 10 bin $ seviyesine çıkarılarak bu kumar oyununa
10 milyon kat değer kazandırılmıştır. Dünya finans piyasalarının hiçbir döneminde hiçbir yatırım
aracında böyle bu oranda bir kazanç elde edilmemiştir.
Patlamaya hazır
olan bu saadet
zinciri kumar balonundan ülkemizde bu oyuna
ilgi gösteren kaç kişinin
hangi büyüklükte zarar göreceğini şimdilik
kestirmek zordur.
Dr.
Hasan LÖK
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Öğretim Üyesi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder